Avrupa futbolunun zirvesinde taşlar yerinden oynarken, Juventus için 2026 yılının Şubat ayı tam anlamıyla bir kabus senaryosuna dönüştü. İstanbul’un soğuk ve kasvetli akşamında RAMS Park’ta alınan 5-2’lik ağır mağlubiyet, sadece bir Şampiyonlar Ligi playoff yenilgisi değil, aynı zamanda Torino ekibinin son yıllarda inşa etmeye çalıştığı kimliğin sarsılması anlamına geliyordu. Luciano Spalletti yönetimindeki siyah-beyazlılar, devreyi önde kapattıkları bir maçta adeta dağılarak tarihlerinin en ağır Avrupa yenilgilerinden birini aldılar. Şimdi ise gözler, bu dev enkazın altından nasıl kalkılacağına ve 1 Mart 2026 tarihinde Stadio Olimpico’da oynanacak kritik lig mücadelesine çevrilmiş durumda.
Juventus’un yaşadığı bu travma, sadece tek bir maçla sınırlı değil. Takımın son haftalardaki performans grafiği, derin bir disiplin ve kondisyon sorununun habercisi niteliğinde. Özellikle savunma hattındaki bireysel hatalar ve maçın ikinci yarılarında yaşanan mental kopuşlar, teknik heyetin uykularını kaçıracak cinsten. Inter karşısında alınan mağlubiyetin üzerine eklenen Galatasaray faciası, camia içindeki huzursuzluğu tepe noktasına ulaştırdı. Spalletti’nin, eski evi olan Roma’ya dönerken elinde sadece taktik tahtası değil, aynı zamanda oyuncularının paramparça olmuş özgüvenlerini onarma zorunluluğu da var.
Juventus, ligin bu kritik aşamasında sadece rakipleriyle değil, kendi içindeki kaosla da mücadele ediyor. Son iki resmi maçta kalesinde tam 8 gol gören bir takımın, savunma disipliniyle tanınan İtalyan futbolunda zirve mücadelesi vermesi oldukça güç. Inter maçında başlayan kırmızı kart serisi, İstanbul’da da devam etti ve takımın sahada eksik kalma alışkanlığı ciddi bir yapısal problem haline geldi. Spalletti’nin oyun felsefesinin temelini oluşturan geriden oyun kurma ve yüksek hat savunması, rakip forvetlerin presi karşısında adeta birer tuzağa dönüşmüş durumda.
Takımın mevcut durumunu ve yaklaşan Roma maçındaki riskleri şu başlıklar altında özetlemek mümkün:
Roma cephesinde ise işler çok daha stabil ilerliyor. Gian Piero Gasperini’nin gelişiyle birlikte bambaşka bir kimliğe bürünen başkent ekibi, ligin en organize takımlarından biri haline geldi. 46 puanla Juventus ile aynı basamağı paylaşan Roma, ikili averajda geride olsa da evindeki maçta bu durumu lehine çevirmek için büyük bir motivasyona sahip. Gasperini’nin yüksek tempolu ve adam adama markaja dayalı sistemi, fiziksel olarak düşüşte olan Juventus orta sahası için en büyük tehdit unsuru olarak öne çıkıyor.
Spalletti’nin elindeki en büyük eksik şüphesiz ki Dusan Vlahovic. Sırp golcünün uzun süreli sakatlığı, hücum hattındaki bitiricilik sorununu kronik bir hale getirdi. Jonathan David her ne kadar yetenekli bir forvet olsa da Vlahovic’in sağladığı fiziksel hakimiyeti ve sırtı dönük oyun katkısını veremiyor. Bu durum, kanat oyuncularının etkinliğini de azaltıyor. Kenan Yıldız ve Conceicao gibi yaratıcı isimler, ceza sahası içinde topu saklayacak bir istasyon bulamadıkları için oyunun içinde kaybolabiliyorlar. Özellikle İstanbul’daki maçta Kenan’ın etkisiz kalması, hücumdaki bu koordinasyon eksikliğinin en net kanıtıydı.
Savunma hattındaki belirsizlik ise tam bir muamma. Bremer’in durumu maç saatine kadar gizemini koruyacak gibi görünüyor. Eğer Brezilyalı stoper forma giyemezse, Spalletti’nin elinde Kalulu ve Kelly dışında güvenebileceği tecrübeli bir isim kalmıyor. Juan Cabal’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki cezası ligi etkilemese de oyuncunun son dönemdeki formsuzluğu ve gördüğü kartlar, onu Roma maçında yedek kulübesine mahkum edebilir. Öte yandan, Galatasaray maçında attığı iki golle takımını ayakta tutmaya çalışan Koopmeiners, şu an için siyah-beyazlıların en büyük umut ışığı konumunda.
Roma’nın hücum gücü ise Dybala ve Soule gibi yaratıcı ayaklar üzerine kurulu. Özellikle Dybala’nın eski takımına karşı her zaman ekstra bir motivasyonla oynaması, Juventus savunması için alarm zillerinin çalması demek. Gasperini’nin takımı, kanat beklerini hücuma dahil ederek rakip ceza sahasında sayısal üstünlük kurmayı hedefleyen bir yapıya sahip. Juventus’un bu baskıyı kırabilmesi için orta sahada Locatelli ve McKennie’nin olağanüstü bir direnç göstermesi gerekecek.
Bu dev randevu, bahis dünyası için de son derece çekici seçenekler sunuyor. Her iki takımın da son dönemdeki performansları göz önüne alındığında, taktiksel bir satranç maçından ziyade hataların belirleyici olacağı bir mücadele bekleyebiliriz. İşte bu kritik derbi öncesi öne çıkan analizler:
İlk olarak, Juventus’un savunmadaki zaafiyeti ve Roma’nın evindeki hücum iştahı, karşılıklı gol seçeneğini en mantıklı tercihlerden biri haline getiriyor. Siyah-beyazlılar her ne kadar krizde olsa da Koopmeiners ve David gibi gol silahlarıyla skora katkı verme potansiyeline sahipler. Roma ise taraftar desteğiyle birlikte Olimpico’da gol bulmakta zorlanmayacaktır. Ayrıca, maçın ikinci yarısında temponun artması ve Juventus’un geleneksel hale gelen son bölümlerdeki düşüşü, “en çok gol atılan devre: ikinci yarı” bahislerini cazip kılıyor.
Kart bahisleri ise bu maçın gizli hazinesi olabilir. Juventus’un son maçlardaki agresif ve kontrolsüz oyunu, derbi atmosferinin getirdiği gerginlikle birleştiğinde hakemin elinin sık sık cebine gitmesi kaçınılmaz görünüyor. Özellikle savunma oyuncularının Dybala ve Baldanzi gibi çabuk oyunculara karşı yapacağı müdahaleler, erken sarı kartları veya olası bir kırmızı kartı beraberinde getirebilir. Köşe vuruşları bazında ise Roma’nın kanat varyasyonları ve Juventus’un savunmadan top çıkarmakta zorlanması, korner sayısının çift hanelere çıkabileceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak Spalletti, Roma deplasmanında sadece üç puan için değil, Juventus’taki geleceğini teminat altına almak için sahaya çıkacak. İstanbul’un yaralarını sarmak kolay olmayacak ancak Olimpico’da alınacak onurlu bir sonuç, İhtiyar Delikanlı’yı yeniden ayağa kaldırabilir. Futbolseverleri, taktiklerin ötesinde duyguların ve hayatta kalma içgüdüsünün ön planda olacağı unutulmaz bir 90 dakika bekliyor.
Maç Takvimi ve Detaylar:
İtalyan futbolunun en görkemli rekabetlerinden biri olan Derby della Madonnina, 8 Mart 2026 Pazar günü…
Avrupa'nın en prestijli turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde play-off heyecanı nefes kesen bir mücadeleye sahne…
Avrupa futbolunun savunma hattındaki en dikkat çekici geri dönüş hikayelerinden biri şu günlerde Almanya'da yazılıyor.…
Türk futbol tarihinin en unutulmaz gecelerinden biri 17 Şubat 2026 tarihinde İstanbul'da, RAMS Park'ın büyüleyici…
2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları, sadece dünyanın en yetenekli sporcularının fiziksel sınırlarını zorladığı bir arena…
Alman futbolunun en prestijli ve dünya genelinde en çok takip edilen rekabeti olan Der Klassiker,…